Kutsal Kitap dediğimizde ne anlıyoruz?

 İki bölümden olşan Kutsal Kitap'ın oluşumu ve içeriğiyle ilgili anlatılanların hangisine inanacağız?

Kutsal Kitap Kutsal Kitap, İsa'dan önce yaklaşık 14. yüzyıl-dan başlayarak İsa'dan sonraki yüzyıl sonuna kadar olan bir süre içerisinde yazıya geçirilmiştir. Bu yazılar Tanrı'nın görevlendirdiği insanlar tarafından yine Tanrı'nın kendi Ruhu'yla esinlenerek yaz-dırılmıştır. Kutsal Kitap; tarihsel olaylar, kutsal şiirler, peygamberlik yazıları ve esinlemelerden oluşan kitapçıkların bir araya toplanmasından meydana gelmiştir. Yazılar, dünyanın ve insanın yaratılışından başlayarak, dünyanın son günlerinde olacak olaylar ve Tanrı'nın yargısını baştan sona ve belli bir düzen içerisinde anlatır.

 

Kutsal Kitap, temelde iki bölüme ayrılır. İsa Mesih'in doğumundan önce insanlara bildirilen Tevrat ve Zebur olarak da bildiğimiz Eski Antlaşma, kitabın birinci bölümünü oluşturur. İkinci bölüm, iyi haber anlamına gelen İncil dediğimiz Yeni Antlaşma ise Mesih'in doğumundan O'nun ikinci kez gelişine kadar sürecek olan dönemi anlatır. Bu iki bölüm içerisinde yer alan kitapçıkları iki raflı bir kütüphane benzetmesiyle açıklayabiliriz: Bu benzetmede görüldüğü gibi, iki Antlaşma ikişer ana kısma ayrılır ("ilahi tarih" ve "ilahi yorum" diye alt ve üst raflar) ve genellikle kronolojik bir sıra izler (soldan sağa doğru).

Eski Antlaşma, Tanrı'nın, kendi içlerinden çıkacak Kurtarıcı Mesih'i dünyaya göndereceği halkı (İsrail ulusu) oluşturup eğiterek zemini nasıl hazırladığını kaydeder. Yeni Antlaşma ise Tanrı'nın, Mesih aracılığıyla bütün uluslardan Kendisine iman eden insanları nasıl günahtan kurtarıp sevgiyle kabul ettiğini açıklar. İşte Eski Antlaşma'yı oluşturan ilk bölümler yani Tekvin'den Ester'e kadar olan kısım, dünyanın yaratılışından, Kurtarıcı İsa Mesih'in gelişine dek geçen süre içinde Tanrı'nın insanlarla olan tarihsel ilişkilerini kaydeder. Belirli bazı önemli noktalarda Tanrı, bu tarihin arkasındaki ve ilerisindeki amaçlarını daha da ayrıntılı bir biçimde bildirir. Nitekim Eyüp'ten Malaki'ye kadar olan kısım, Tanrı'nın bu özel yorumlarını kaydeder. Böylece alt rafta "ilahi tarih" kitapçıkları, üst rafta da "ilahi yorum" kitapçıkları yer almaktadır. Bu düzen aynı şekilde Yeni Antlaşma'da da görülür; önce Matta'dan Elçilerin İşleri bölümüne kadar olan kısımda Tanrı'nın Mesih'i dünyaya göndererek meydana getirdiği tarihsel oluşum anlatılır. Bunun ardından bu yeni oluşumun esas gerçekleri, düzeni ve iç yaşamı Elçilerin Mektupları'nda açıklanır. En son olarak Esinleme bölümünde, Mesih'in ikinci gelişi ve dünyanın sonuyla ilgili gelecekte olacaklar açıklanır.

Eski Antlaşma

Eski Antlaşma'nın içerisindeki kitapçıklar yaklaşık bin yılı kapsayan bir zaman dilimi içerisinde yazıldı. Kutsal Kitap'ın birinci kısmını oluşturan bu 39 kitapçığı dönemler halinde kısaca açıklamaya çalışalım. Tekvin (Yaratılış) "Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı." Kutsal Kitap'ın ilk kitapçığı olan Tekvin bu ayetlerle başlar. Bunu izleyen bölümler evrenin ve insanın yaratılışını anlatır. Adem ve Havva, Tanrı tarafından yasaklanan meyveyi yiyerek günaha düşerler. Günah böylece onlar aracılığıyla dünyaya girer.

Adem ve Havva'nın soyu, günah denen şeye battıkça batar ve Tanrı'dan uzaklaşır. Tanrı insanlığı Nuh Tufan'ı aracılığıyla cezalandırır. Hayatta kalanların soyu, daha sonra "dünyaya dağılın" buyruğunu çiğneyip Babil Kulesi'ni inşa ederek yeniden Tanrı'ya isyan eder. Ve Tanrı orada onların dillerini karıştırır. İlerleyen zaman boyunca dünyaya dağılan uluslar, Tanrı'dan uzak ve habersiz olarak yaşarlar. O zaman Tanrı, İbrahim'i seçti ve onu çağırdı. Tanrı, "Bütün uluslar sende kutsanacaktır" vaadi ile bütün uluslara kurtuluş getireceğini müjdeliyordu. İbrahim'in oğlu İshak'ın soyundan gelen Yakup (İsrail) ve ailesi, ilerleyen zaman içerisinde ülkede olan kıtlık sorunu yüzünden Mısır'a yerleşirler. Yakup'un soyu, İsrail adıyla anılmaya başlar. Tanrı tek bir adamdan oluşturduğu bu ulus aracılığıyla bütün dünyayı bereketleyecekti. Çıkış - Levililer - Sayılar - Tesniye İsrail halkı, Mısır'da çoğalmaya başlayınca Firavun onları bir tehlike olarak görmeye başlar. Mısır halkı onları köle olarak kullanarak üzerlerindeki baskıyı arttırır. Tanrı, Musa'yı İsrailliler'i Mısır'dan çıkarmakla görevlendirir. Tanrı, Musa ve kardeşi Harun aracılığıyla pek çok mucize yaparak İsrailliler'i büyük bir kurtarışla Mısır'dan çıkarır. Sina Dağı'nda Tanrı, kurtardığı halkıyla bir Antlaşma yapmıştır. Onlara, özeti On Emir olan Kutsal Yasa'yı verip özel bir tapınma çadırı yaptırarak bu antlaşmanın ilkelerini belirler. Onlara şöyle der:

"Mısırlılar'a ne yaptığımı, sizi kartal kanatları üzerinde taşıdığımı, nasıl buraya, kendime getirdiğimi gördünüz. Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde benim seçkin halkım olacaksınız. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir. Bana kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız." (Çıkış 19:4-6)

Çölde kırk yıl süren yolculuk boyunca dik kafalı halkın nazına katlandıktan sonra Tanrı, onları vaat edilen toprağın sınırına getirdi. Yasa anlamına gelen "Tevrat" (Torah) aslında yalnız bu ilk beş kitapçığı kapsar. "Eski Antlaşma" terimi de İsrailoğulları ile yapılan bu antlaşmadan alınır.

Yeşu - Hâkimler - Rut İsrail halkının on iki oymağı Mısır'dan çıkıştan 40 yıl sonra Tanrı'nın İbrahim ve soyuna vereceğine vaat ettiği Filistin toprağına Yeşu önderliğinde girerler, bu toprağı ilahi mirasları olarak sahiplenirler. "Rab'bin İsrail halkına verdiği sözlerden hiçbiri boş çıkmadı; hepsi yerine geldi."(Yeşu 21:45) Bundan sonra Hâkimler dönemi başlar. Halk diğer ulusların putperest inançları ve kültürlerinden etkilenerek Tanrı'dan uzaklaşır. Bu sadakatsizlik onları zor duruma düşürünce feryat ederek Tanrı'ya dönerler. Ve Tanrı hem askeri önder hem de habercileri olan hâkimler aracılığıyla onları kurtarır. Bu dönemin sonuna doğru Yahuda oymağından Boaz, imanı güçlü yabancı bir kadın olan Rut'la evlenir. Böylece Rut bu evlilikle ilerki yıllarda büyük kral ve peygamber olacak olan Davut'un soyuna dahil edilir.

I. Samuel - II. Samuel Daha sonra İsrailliler diğer ülkeler gibi olabilmek için, peygamber Samuel aracılığıyla Tanrı'dan bir kral isterler. İsrailliler'in kral istemeleri üzerine Saul kral seçilir, ancak o, Tanrı'ya itaatsizlik eder ve krallığı elinden alınır. Yerine Davut kral olur. Davut, İsrail'in gerçek kralı ve uzun bir krallık kuşağının başı olur. Davut iyi bir önderin bütün özelliklerine sahipti. Bütün yaşamı boyunca Tanrı'ya bağlı kalmaya dikkat etti. Davut aynı zamanda bir peygamber, iyi bir şair ve ozandı. Kutsal Kitap'ın diğer bir kitapçığı olan Zebur ismiyle bildiğimiz Mezmurlar'ın yarısından fazlası onun yazdıklarından oluşmuştur. Kendisi: "Tanrı'nın yükselttiği adam, Yakup'un Tanrısı'nın meshettiği, İsrail'in sevilen ezgi okuyucusuydu." (2 Samuel 23:1)

Tanrı, "gönlüme göre bir adam" olarak tanımladığı Davut'a, Kral olan Mesih'in onun soyundan geleceğini vaat etti. "Sen ölüp atalarına kavuşunca, senden sonra soyundan birini ortaya çıkarıp krallığını sürdüreceğim... Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim. Ben ona baba olacağım, o da bana oğul olacak... Soyun ve krallığın sonsuza dek önümde duracak; tahtın sonsuza dek sürecektir." (2 Samuel 7:12-16) Davut'un Krallığı döneminde İsrail toprakları genişledi ve güçlü bir devlet halini aldı.

I.Krallar - II.Krallar I.Tarihler - II.Tarihler Ezra - Nehemya - Ester Davut'un ölümünden sonra yerine oğlu Süley-man kral olur. Süleyman babasından devraldığı büyük krallığı yönetmek için Tanrı tarafından bilgelikle donatılır. Davut'un yapmayı çok istediği, ancak yapamadığı Kudüs'teki tapınak Süleyman tarafından yaptırılır. Zenginliği ve bilgeliği sayesinde ünü diğer uluslara kadar ulaşır. Süleyman'ın dönemi İsrail'in en görkemli dönemiydi. Ancak Süleyman son dönemlerinde Tanrı'nın buyruklarına uymadığı için ölümünden sonra durum kötüye gitmeye başladı. Oğlu Rehoboam tanrıtanımaz bir kral olarak yaşadı. Onun zamanında İsrail krallığı başkenti Kudüs olan "Yahuda" diye anılan Güney Krallığı ve başkenti Samiriye olan "İsrail" diye tanınan Kuzey Krallığı olarak ikiye bölündü. Her iki krallıkta tahta geçen çoğu krallar da Tanrı'nın peygamberler aracılığıyla yaptığı uyarılara uymayarak beraberlerinde halkı da saptırarak Tanrı'nın öfkesini kazandılar. (Bu peygamberleri ilerki bölümlerde adlarıyla anılan kitapçıklarla beraber açıklayacağız). Halk, Tanrı'nın emrettiği tapınışı ve tapınağı terk ederek Tanrı'nın onlarla yaptığı antlaşmayı bozdu. M.Ö.722 yılında Asur kralı 2. Sargon, başkent Samiriye'yi ele geçirerek kentin ileri gelenlerini sürgüne götürdü. Böylece kuzeydeki "İsrail" kral-lığı sona erdi. Güneydeki Yahuda krallığı bu olaydan sonra 136 yıl daha devam etti. Ve sonunda Kudüs de Babil'e yenilerek halkı yetmiş yıl boyunca sürgüne gönderilir. Sürgün, M.Ö. 539 yılında Babil'in işgali üzerine İsrailliler'in önce Zerubbabel daha sonra Ezra ve Nehemya yönetiminde ülkelerine geri dönmele-riyle son bulur. Tapınak tekrar inşa edilir ve Kudüs yeniden başkent olur. Bu şekilde Eski Antlaşma'nın tarihini oluşturan bölümler ("ilahi tarih" diye adlandırdığımız kısım) sona erer.

ŞİİRSEL YAZILARA GİRİŞ

Bu bölümler boyunca Tanrı'nın tasarısının tarihsel olarak nasıl işlediğini görürüz. Eski Antlaşma'nın ("ilahi yorum" diye adlandırdığımız) diğer kısmı, şiir ve peygamber yazılarından oluşur. Öncelikle şiirsel kitapçıklara bir göz atalım. Eyüp Eyüp kitapçığı, büyük olasılıkla yazılmış olan en eski kutsal kitapçıktır. Dünyanın sorulan en eski sorularına bir cevap niteliği taşımaktadır. Tanrı, doğru insanların acı çekmelerine neden izin verir? Kötülük nerede başlamıştır? Şeytan'ın rolü nedir? Eyüp, Tanrı korkusu ve sevgisiyle yaşayan bir adamdır. Bir gün şeytan, Eyüp'ü sınamak için sınırlı olarak Tanrı'dan izin alır. Kısa bir zaman içinde Eyüp sahip olduğu her şeyi kaybeder, vücudunda da derin yaralar açılır. Eyüp en derin acıları çekerken bile, "Beni öldürse bile Tanrı'ya güveneceğim" der. Eyüp bu durumunda, Tanrı'nın değişmez tasarısına bütün kalbiyle iman etti. Kitapçığın sonunda Tanrı'nın Eyüp'e bütün kaybettiği şeyleri geri verdiğini görüyoruz.

Mezmurlar (Zebur) Mezmurlar kitapçığının çoğu Davut tarafından yazılmıştır. Yüzyıllar boyunca halkın yüreğini duygulandırıp kuvvetlendirmenin yanı sıra, Tanrı bu ezgileri vaadinin de birçok derin gerçeğini bildirmek için kullanmıştır. Mezmur yazarı, Tanrısına tapınma ve övgü, sıkıntı ve yalnızlık, reddedilme ve acı çekme, itiraf ve umut, sevinç ve güvenin hepsini Tanrı'nın Ruhu tarafından yönlendirilerek özgürce dizelere dökmüştür. Bütün Mezmurlar, Mesih'i düşünmemize yardımcı olur. Ama bazılarında açık ve temelde Davut'un deneyimlerinin çok üstünde olan şeylerden söz edilir. Mesih'in görkemini, krallığını, çekeceği acıları anlatan bu Mezmurlar, Mesihsel Memurlardır. Örneğin, şu ayetler Mesih'in çarmıha gerilerek öleceğini önceden bildiriyordu:

"Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin?... Kötüler sürüsü çevremi sarıyor, Ellerimi, ayaklarımı deliyorlar... Bütün kemiklerimi sayar oldum, Bakıyorlar, gözlerini bana dikmişler. Giysilerimi aralarında paylaşıyor, Mintanım için kura çekiyorlar."(Mezmur 22:1, 17-1

Diğer bir ilahi Mezmurunda Davut, efendisi olan Mesih'in yücelip Tanrı'nın tahtında oturacağını şöyle ilan etti: "RAB Rabbime şöyle dedi: Düşmanlarını ayaklarının altına basamak yapıncaya dek, sağımda otur." (Mezmur 110:1)

Süleyman'ın Özdeyişleri Süleyman'ın Özdeyişleri, Davut'un oğlu Kral Süleyman tarafından yazılmıştır. Bu kitapçık yaşlı adamın gençlere öğütleri niteliğindedir. Hikmet ve hikmetsizlik, adalet ve adaletsizlik, dürüstlük ve hilekarlık, çalışkanlık ve tembellik, incelik ve kabalık konularında yapmaları gerekeni öğütleyerek tersi durumlarda başlarına gelecekler hakkında onları uyarır.

Örneğin: "RAB korkusu bilgeliğin başlangıcıdır. Bilgi Kutsal Olan'ı tanımaktır... Bütün yüreğinle Tanrı'ya güven, Bildiklerine güvenme sen. Yaptığın her işte RAB'bi an, o da senin işlerini yoluna koyar." (Süleyman'ın Özdeyişler 9:10,5-6)

Vaiz Vaiz kitapçığı da Süleyman tarafından yazılmıştır. Bu kitapçık, insan ikilemini derin bir biçimde anlayarak Tanrı olmadan güneşin altında bulunan hiçbir şeyin anlamının olmadığını belirtir. Sonsuzluk umudu olmadığı takdirde yaşamın boş olduğunu ortaya koyarak dünyasal bakışın kısırlığını gösterir. Zengin olsun fakir olsun, bilge olsun akılsız olsun bütün insanların ortak sonu ölümdür. Tanrı'yla sonsuz yaşamda birleşeceğimizi ve O'nun bilge iyiliğine güvenip yaşamın yanıt bulmamış pek çok sorusuna O'nda cevap arayarak hayatın gerçek anlamını bulabileceğimizi bu kitapçık açıkça ifade eder. "İşin sonu şudur: her şey işitildi; Allah'tan kork ve O'nun emirlerini tut; insanın bütün vazifesi budur. Çünkü iyi olsun kötü olsun, her gizli şeyle beraber her işi Allah hükme götürecektir." (Vaiz 12:13-14)

Neşideler Neşidesi (Ezgiler Ezgisi) Neşideler Neşidesi kitapçığı da bundan önce gördüğümüz iki kitapçık gibi Süleyman tarafından yazılmıştır. Kitaçığın içerdiği konu bütünüyle sevgidir ve "Tanrı'dan gelen bir alev" diye adlandırdığı tek eşli evliliği kutlamaktadır.

"Bir insan sevgiye bedel evinin bütün malını verse, bu bile hor görülen bir karşılık olur"(Neşideler Neşidesi 8:7)

Aynı zamanda kitapçık Tanrı'nın halkına bakış açısını dile getirir. Tanrı kendisini sevecek insanlar aramaktadır. Rabbin bütün yaşam armağanlarından en büyüğü sevgidir. Sevgi çok güçlüdür, ancak hiçbir sevgi Tanrı'nın sevgisi kadar sabırlı ve büyük değildir. Bu kitapçıktaki sevgi ilişkisi, Tanrı ve halkının arasındaki ilişkiyi resmeder. Tanrı, halkının yaptığı bütün itaatsizliklerine rağmen onlara sonsuz bir sevgiyle bağlıdır. Ve onların tekrar kendisine dönecekleri günü özlemle bekler. Bu kitapçıkta Tanrı, halkını Ruhsal gelini diye tanımlar. Şiirsel kitapçıkların özü, halkın Tanrı'ya seslenişidir. Bundan sonraki kitapçıkların içeriğini ise, Tanrı'nın halkına seslenişi oluşturur.

PEYGAMBER YAZILARI

Peygamber yazıları, Tanrı'nın görevlendirdiği peygamberlerin adlarıyla anılan 16 kitapçıktan oluşur. Bu peygamberler sırasıyla İşaya (Yeşaya), Yeremya, Hezekiel, Daniel, Hoşea, Yoel, Amos, Obadya, Yunus, Mika, Nahum, Habakkuk, Tsefanya, Haggay, Zekarya, Malaki'dir. Peygamberlerin asıl görevleri Tanrı'ya itaat etmemekte direnen halkı uyarmak, onları işledikleri günahlardan dönmedikçe başlarına gelecek Tanrı'nın yargısından haberdar etmekti. Halk, Tanrı'yla olan ilişkisini kesmiş, O'na tapınmayı bırakmış, kendilerine yaptıkları iyilikleri unutmuş ve günah içerisinde yaşarken Tanrı, peygamberler göndererek kendilerini üzerlerine gelecek olan yargı konusunda uyararak tövbeye çağırır.

"Halkım iki kötülük işledi; Beni, diri su kaynağını bıraktılar da kendilerine sarnıçlar, su tutmayan çatlak sarnıçlar kazdılar." (Yeremya 2:13)

"Halkım sırtını bana çevirmeye azimli!"... Ey İsrail, Allahın Rab'be dön; çünkü kendi fesadınla yıkıldın." (Hoşea 14:1) "Her şeye egemen RAB 'Bana dönün, ben de size dönerim' diyor." (Zekeriya 1:3)

ESKİ ANTLAŞMA'NIN MESAJI

Musa’nın 1. Kitabı, dünyanın ve ilk insanların yaratılışını, ilk işlenen günahı, ilk kurulan ailenin yaşantısını, onların yanlış hareketlerini ve yeryüzünü mahveden büyük tufan olayını ve Yahudilerin soy ağacının nasıl oluştuğunu anlatmaktadır.

Yaklaşık olarak İsa’dan önce 400 yılına kadar olan İsrail halkının tarihini; Musa’nın 2.kitabı olan “Çıkış” kitabından “Ester” kitabına kadar olan kitaplarda bulabiliriz.

Eyüp Kitabı, Mezmurlar, Süleymanın Meselleri ve Neşideler Neşidesi en derin insanca duygulara hitap eden ve edebi değeri yüksek olan eserlerdir. Divan türünde yazılmış eserlerin güzelliği ve konulardaki düşünce derinliği eşsizdir. Bu eserler şiirlerden, ilahilerden, filozofik yazılardan ve dramlardan oluşmaktadır.

Bunları peygamber İşaya’nın kitabı ve diğer peygamberlerin kitapları izlemektedir. Malaki peygamberin kitabı Eski Antlaşma’nın son kitabıdır. Bu kitaplarda İsrail halkını ilgilendiren bir çok gelişme ve peygamberlikler yazılmıştır. Aynı zamanda İsa hakkında da bu zaman dilimi içerisinde değişik peygamberler tarafından peygamberlikler yapılmıştır. Yeni Antlaşma ile ilgili ön bilgiler ve peygamberliklerde bu kitaplarda kaydedilmiştir.

Eski Antlaşma, Tanrı'nın karakterini açıklamakla başlar. O'nun adil, güvenilir ve kutsal olduğunu bildirir. Tanrı'nın Musa aracılığıyla açıkladığı on emri okuduğumuzda, Tanrı'nın halkından nasıl bir adalet ve kutsallık istediğini görürüz. İşte bu gerçekler sayesinde, insan günahın anlamını ve kendisinin Tanrı karşısında ne kadar suçlu olduğunu fark eder. Hatta insan doğal yapısından ötürü yasanın gereklerini harfiyen yerine getirmesinin mümkün olmadığını da anlar. Böylece Tanrı, insanın kendi çabasıyla asla kurtulamayacağını göstererek göndereceği Kurtarıcının gerekliliğini ortaya koymuştur.

Yeni Antlaşma

Yeni Antlaşmanın içerisindeki ilk dört kitap “Evangelien” olarak tanınırlar. Evangelien kelimesinin Türkçe karşılığı “İyi haber’dir”. Bu iyi haberlerin yazarları Matta, Markos, Luka ve Yuhanna olarak tanınmışlardır. Bu yazarlar İsa Mesih’in yaşamını, yaptığı eylemleri, doğumundan ölümüne ve yeniden dirilişine kadar kayıt altına almışlardır. Luka kitabında İsa’nın gençlik yıllarından kesitleride bulabilmek mümkündür.

Bu kitaplar Mesih İsa’nın 3 yıl kadar süren görevini ve bu süre içerisinde iyileşmesi imkansız gibi görünen hastalıkları nasıl iyileştirdiğini, ölüleri nasıl dirilttiğini, başka mucizelerini, konuşmalarını ve çevreden bu konuşmalara gösterilen tepkileri ayrıtılı olarak anlatmaktadır. Kitabın son bölümlerinde ise Mesih İsa’nın ölümü ile ilgili gelişmeler ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca ölümden dirilişi ve gökyüzüne yaptığı dönüş yolculuğu da bu son bölümlerde kayıtlıdır.

Dört “İyi haber” kitabının ardından ‚Elçilerin İşleri’ kitabı gelmektedir. Bu kitap, İsa’nın on iki elçisi ve diğer öğrencilerinin yaptıkları işleri ve olayları anlatmaktadır. Bu kitaptan ilk hıristiyan toplulukları hakkında ayrıntılı bilgi almak mümkündür. Bu toplulukların nasıl oluştuğu, nasıl büyüdükleri ve elçilerin ‚İyi haberi’ yaymak için yaptıkları yolculuklarda yine bu kitapta anlatılmaktadır. Bu kitabın ilk bölümünün bir numaralı adamı elçi Petrus’tur. Dokuzuncu bölümde Pavlus’un (eski adı Saul) eski hayatını nasıl ve ne şekilde bırakıp İsa Mesih’in öğrencisi olduğunu; Yahudi o ayan ülkelere yaptığı “İyi haber’i” yayma gezilerini 13. bölüm ve sonraki bölümlerde okuyabilirsiniz.

Bundan sonra Roma sınırları içinde değişik kişilere ve kilise topluluklarına yazılmış 17 adet mektup gelmektedir. Bu mektuplar birden fazla kişi tarafından yazılmıştır. Bu mektuplardan bir çoğu Pavlus tarafından, 2 tanesi Petrus tarafından, 3 tanesi Yuhanna tarafından, 1’er tanesi de Yakup ve Yahuda tarafından yazılmıştır. Bu mektuplar ilk hıristiyan topluluklarındaki gelişmeleri, olayları ve problemlerin çözümü için tavsiyeleri; bir hıristiyanın yaşamının nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler içermektedir. Ayrıca Kutsal Kitab’ın bütünlüğü ve imanın temel ilkeleri açıklanmaktadır.

Kutsal Kitab’ın son kitabı Esinleme (Vahiy) kitabıdır. Bu kitap gelecekte gerçekleşecek olayları, büyük yargı gününü ve yeni kurulacak dünya ile ilgili peygamberlikleri belirtmektedir.

Kutsal Kitab’ın içeriğini kısaca böyle özetleyebiliriz.

Yeni Ahit (İNCİL) Toplam 27 Kıtap'tan oluşur. Halk dilinde "İncil" diye bilinen yeni Antlşma'ya aslında "Evangelion" denir. Evangelion iyi haber kelimesinden gelir.Anlamı,İyi Haber veya "Müjde'dir. Genelde de İncil,Müjde ,Yeni Ahit veya Yeni Antlaşma kelimeleri ile ifade edilir. İSA MESİH'in ,kimliğinden,hayatından,konuşmalarından ve özellikle ölümü,dirilişi ve göge yükselişinden söz etmekte bunların bizim için ne anlama geldiğini ifade etmektedir. Yeni Ahit M.S 95 Civarında tamamlandı.1 Yüzyıl sonuna geldiğinde İncil'in tümünün yazıya geçirilmiş olduğu artık herkezce kabul edilmekteydi.İslamiyet'ten önceki ve günümüzde Hrıstıyanların kabul ettiği Yeni Ahit oluşumu; MÜJDELER: Eski Antlaşma (Tevrat, Zebur ve Peygamberlikler) - Hikmet - Yaratılış - Mısır'dan Çıkış - Levililer - Çölde Sayım - Yasa'nın Tekrarı - Tarihi Kitaplar : Yeşu - Hakimler - Rut - 1. Samuel - 2. Samuel - 1. Krallar - 2. Krallar - 1. Tarihler - 2. Tarihler - Ezra - Nehemya - Ester - Zebur(Hikmet) - Eyüp - Mezmurlar - Süleyman'ın Özdeyişleri - Vaiz - Ezgiler Ezgisi - Büyük Peygamberler : Yeşaya - Yeremya - Ağıtlar - Hezekiel - Daniel - Küçük Peygamberler : Hoşea - Yoel - Amos - Ovadya - Yunus - Mika - Nahum - Habakkuk - Sefanya - Hagay - Zekeriya - Malaki Mısır'dan Çıkış Kitabı, İsrail halkının yaklaşık 3 500 yıl önce köle olduklarını Mısır'dan ayrılmalarını anlatır. Kitap dört ana bölüme ayrılabilir:

1. İsrailliler'in kölelikten kurtulması. 2. Sina Dağı'na yaptıkları yolculuk. 3. Tanrı’nın Sina Dağı'nda halkıyla yaptığı antlaşma. (Bu antlaşma yaşamlarına ışık tutacak ahlaksal, sosyal ve dinsel yasa­ları içermekteydi.) 4. Tapınma yerinin yapımı, döşenmesi, Tanrı'ya tapınma, kahinlerle ilgili yasalar. Kitap, her şeyden önce Tanrı'nın halkını kölelikten kurtarıp geleceğe umut­la bakan bir ulus kılmak için neler yaptığını anlatır. Kitabın odağındaki kişi, Tanrı'nın halkını Mısır'dan çıkarmaya öncülük etsin diye seçtiği Musa'dır. 20. bölümde geçen On Buyruk kitabın en iyi bili­nen konularındandır. Ana Hatlar 1:1-15:21 İsrailliler'in Mısır'dan kurtulması a. 1:1-22 Mısır'da kölelik b. 2:1-4:31 Musa'nın doğumu ve gençlik yılları c. 5:1-11:10 Musa'yla Harun'un firavuna meydan okuması ç. 12:1-15:21 Fısıh kurbanı ve Mısır'dan çıkış 15:22-18:27 Kızıldeniz'den Sina Dağı'na göç 19:1-24:18 Sina Dağı'nda yapılan antlaşma 25:1-40:38 Buluşma Çadırı'yla tapınma kuralları Kutsal Kitap, Eski ve Yeni Antlaşma olmak üzere iki kısım­dan oluşur. Eski Antlaşma, İbranice ve Aramice olarak ya­zılmıştır, 39 kitaptan oluşmaktadır. Yeni Antlaşma, Kutsal Kitap'ın ikinci kısmıdır. Grekçe yazılmıştır. Anlamı "İyi Ha­berdir. Halk arasında İncil diye bilinir, 27 kitaptan oluşur. ESKİ ANTLAŞMA: Eski Antlaşma'da yer alan 39 kitap, içerik ve biçim açısından dört sınıfa ayrılır: Yasa, tarih, özde­yiş ve şiir, peygamberlik kitapları. 1. Yasa kitapları: Yahudiler'in "Tora" diye tanımladığı bu kitaplar, Kutsal Kitap'ın ilk beş kitabıdır. Genelde Musa'nın beş kitabı olarak bilinir. Bunlar, Kutsal Kitap'taki sırasıyla: Yaratılış, Mısır'dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım ve Yasa­nın Tekrarı'dır. 2. Tarihsel kitaplar: Yeşu, Hakimler, Rut, I. ve II. Samuel, I. ve II. Krallar, I. ve II. Tarihler. Ezra, Nehemya, Esterdir. 3. Özdeyiş ve şiir kitapları: Eyüp, Zebur (Mezmurlar), Süleyman'ın Özdeyişleri, Vaiz, Ezgiler Ezgisi. 4. Peygamberlik kitapları: Yeşaya, Yeremya, Ağıtlar, Hezekiel, Daniel, Hoşea, Yoel, Amos, Ovadya, Yunus, Mika, Nahum, Habakkuk, Sefanya, Hagay, Zekeriya ve Malaki'dir.

Şimdi Kutsal Kitab’ın nasıl meydana geldiğine dönebiliriz.

Kutsal Kitap 40 değişik yazar tarafından yaklaşık 1600 yıllık bir zaman dilimi içerisinde yazılmıştır. Bu olgu aslında ikinci derecedendir. Önemli olan Kutsal Kitab'ın diğer kitaplar gibi yazılmamış olduğunu bilmektir.

Kutsal Kitap yazarları imanlı kişiler olup, Tanrı’nın Kutsal Ruh’u tarafından kontrol edilen ve Kutsal Ruh’tan aldığı esinleri (vahiy), O’nun yönetiminde yazan kişilerdir. Kutsal Kitap bu konuda şöyle diyor: “Kutsal yazıların tümü Tanrı esinidir.” (2. Timoteus 3:16). Tanrı, insan yazarları kendi işlerinde kullanmıştır. Bunun içindir ki Kutsal Kitap “Tanrı Sözü” olarak tanınmaktadır.

Bu demektir ki yalnızca bir bölümü ya da bir kitapçığı değil, Kutsal Kitab’ın bütünü Tanrı Sözü’nden oluşmuştur. “Çünkü hiç bir peygamberlik sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar Kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrı’nın sözlerini ilettiler.(2. Petrus 1:21)

Bu gerçeği hiç bir zaman unutmamak gerekir. Kutsal Kitap, Tanrı’nın insanlara görünen Sözleri‘dir. O’nun içinde yalnızca, sizin yaşamınız için Tanrı’nın isteklerini bulacaksınız. Kutsal Kitab’ın yerini alabilecek başka hiç bir kitap yoktur. Çünkü Kutsal Yazıların içinde insanın tarihine, Tanrı’nın bakış açısından bakılmaktadır. Gelecekte gerçekleşecek olaylar önceden bildiriliyor. Peygamberlik kitapları; üzerinde yaşanan dünyanın sonundan, yeni bir dünyanın kurulmasından ve sonsuz hayattan söz etmektedirler. Yalnızca Kutsal Kitap’a mahsus yüksek ahlak, moral değerler ve sosyal standartlar bulunmaktadır.

Her kitapta olduğu gibi Kutsal Kitap’ta da merkez ağırlıklı bir konu vardır. İsa Mesih, Kutsal Kitab’ın temel ağırlıklı konusunu teşkil eder. Kutsal Kitap’ta her şey Onu anlatabilmek için vardır. Her şey O’nun etrafında dönmektedir. Kutsal Kitab’ın odak noktasını teşkil etmektedir. Kutsal Kitap O’nun yaşantısında sabitlenmiştir.

Eski Antlaşmada O’nun geleceği önceden bildirilmiştir. Yeni Antlaşma ise O’nun yaşamını ve öğretisini belirtmektedir. Eğer siz İsa Mesih’i Kutsal Kitap’tan çıkarırsanız, geriye değeri olmayan bir kağıt tomarı kalacaktır. Kutsal Kitap’ta belirtilen bütün peygamberlik sözleri, tarihsel olaylar, övgü sözleri, insanların çektiği cefalar, günaha karşı galibiyet, mucizeler; hepsi doğrudan İsa Mesih ile ilgili bulunmaktadır.

Şimdi Kutsal Kitab’ın asıl amacına geliyoruz.

Tanrı insanları İsa Mesih’in aracılığıyla nasıl kurtarmak istediğini bize Kutsal Kitap’taki kendi ında göstermektedir. İsa Mesih’e giden yol, O’nu takip etmek isteyenlerin neyi, nasıl yapacakları, İsa Mesih’te yaşamın nasıl olması gerektiği basit ama yeterince açık olarak bu kitapta anlatılmıştır. Böylece her insan Tanrı’yı bulabilir ve O’nun sunduğu kurtuluşa kavuşabilir.

Eğer siz başka şeyler bekliyorsanız; örneğin sizi zengin ve ünlü yapacak talimatlar ya da çok güçlü bir insan olmak için sihirli sözcükler v.b. o zaman hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Kutsal Kitap, insan yaşamının temel ruhsal ihtiyaçlarını gidermek içindir. Diğer şeyler geri larda kalmaktadırlar.

Tam bu noktada şu soru üzerinde düşünmelisiniz:

Benim durumum Kutsal Kitab’a göre nasıl görünüyor? Hayatınızı Tanrı Sözü’ne yöneltmeye, yaşamınızdaki en önemli kararları Kutsal Kitab’a bağlı kalarak almaya hazır mısınız? Düşüncelerinizi ve yaptığınız işleri Tanrı Sözü’ne göre ölçmek, sizin için çok normal bir davranış olmalı. Tartışmaları çözmek, acılara karşı durmak, şüphe ve kuşkuları açığa çıkarmak, gerçek düşünceleri anlamak, aksilikler ve yanlış anlamalar karşısında güçlü kalabilmek için Kutsal Kitap’tan başka bir kaynağı bulabilmek mümkün değildir.

Eğer Tanrı’nın yaşayan sözü Kutsal Kitab’a tüm yüreğinizle iman ediyorsanız, çok önemli yaşamsal bir kararı vermiş oluyorsunuz. Çünkü bu, İsa Mesih’le ruhsal, dopdolu bir yaşamın başlangıcıdır. Kutsal Kitap’ta şunları okuyoruz: “Tüm Kutsal Yazı Tanrı esinlemesidir. Gerçeği öğretmeye, yüreği eleştirmeye, yaşamı düzeltmeye ve doğruluk yolunda eğitmeye yarar. Öyle ki Tanrı adamı yetkin olsun, her iyi iş için donatılsın.” (2. Timoteus 3:16,17)